Ubuntu’nun akıllı telefonu EDGE tutar mı?

ubuntu edge

Bir süredir beklenen ubuntu akıllı telefonu “edge” adıyla kendini gösterd. Telefonun en dikkat çeken özelliklerini sıralamak gerekirse:

  • hem ubuntu hem de android işletim sistemini çalıştıracak olması (dual boot)
  • Bağlantı yardımı ile ekranları masaüstü sürümüne dönüştürebilme özelliği
  • 128 gb gibi büyük bir depolama alanına sahip olacak olması
  • 4 gb gibi büyük bir belleğe sahip olması

Ubuntu hatırlayacağınız gibi halihazırda ubuntu touch adlı bir akıllı telefonlar için bir işletim sistemi geliştiriyordu. Hatta o kadar üzerine düştüler ki bunun ubuntu masaüstü sürümünü ihmal ettiler diyebiliriz. Ama neyseki ubuntu touch güzel ilerliyor. Tasarım ve uygulama geliştirme konusunda hummalı bir çalışma var. Bir yandan bu tarz yazılım kısmında ilerlemeler devam etsin bir yandan da bunu somuta dönüştürme çabaları ubuntu edge ile start aldı.

UBuntu edge bağış sistemi ile 32 milyon dolar topladıktan sonra piyasaya çıkacak. 600 küsür dolar verenler 2014’te çıkacak olan telefona kavuşabilecek. Eğer tutarsa bunun seri üretime dönüşeceği kesinleşmiş olacak ve tüm gözler ubuntu’lu akıllı telefonlara dönecek. 3 gün sonunda 5,551,478 dolar toplanmış durumda şu anda. Bu şimdiye kadar bağış toplama sitesi indiegogo sitesinde ulaşılan en büyük mevla sanırım. Tabi bunda ubuntunun bağış planındaki politikası da etkili oldu. örneğin şu anda 725 dolar verenler 2014 için ismini kaydettirebiliyorlar ve ilk çıkcak Ubuntu edge’leri piyasanın çok altına alabilecek.

Şimdi gelelim asıl başlık sorumuza Ubuntu Edge tutar mı?

olaya iyimser ve kötümser olarak bakıp karar verelim.

iyimser:

  • telefonun tasarımı güzel, bu insanları etkileyebilir
  • içerisinde ubuntu touch gibi yepyeni bir işletim sistemi var. insanlar keşfetmek isteyeceklerdir.
  • dual boot yani android’i de destekleyen bir sistem. En azından androidli bir akıllı telefonumuz olacak
  • evimizdeki herhangi bir ekrana bağladığımızda telefonu kasa gibi kullanabilecek ve masaüstü deneyimi yaşayabileceğiz. Ayrıyetten bilgisayar almaya gerek kalmadı.
  • Donanım olarak çok güçlü. bizi en az 5 yıl idare edecek, donanımı eskimeyecek bir telefon bulduk demektir.
  • Farklı bir işletim sistemine sahip faklı bir telefon, arkadaşlarıma hava atabilirim.

Kötümser:

  • telefonun tasarımı o kadar da hoşuma gitmedi, iphone daha güzel
  • ubuntu touch gerçekten işlevsel ve estetik bir işletim sistemi olabilicek mi? Kaygılıyım.
  • Pazarda bir girişime daha yer var mı? Sonuçta windows akıllı telefonlar bile tutmadı, o kadar desteğe rağmen. Geç kalındı.
  • İçerisinde android de mi olacak? Ee o zaman ben android gibi kendini kanıtlamış bir sistem yerine neden ubuntu touch kullanayım ki?
  • Ekranlara bağlandığında bilgisayar kasası gibi kullanabilecekmişiz. Benim zaten evimde bilgisayar var, ben bu özelliği kullanmam.
  • Daha Ubuntu touch’ın uygulama mağazası bile yok. uygulama sıkıntısı çekebilirim.
  • Daha telefonun seri üretime geçip geçmeyeceği belli değil, bakalım o 32 milyon dolar toplanabilecek mi? karamsarım.

Evet görüşler aşağı yukarı böyle sanırım. Şimdi ben kendi görüşüme geçip bir değerlendirme yapayım:

benim görüşüm:

  • Telefon tasarımı öyle çok güzel değil, gerçekten bir iphone ya da htc one değil. Ama samsung s3, s4‘ten falan da güzel. Ortada bir yerlerde benim için.
  • Ubuntu touch’ı keşfetmek için alabilirim, evet. Ama kaldı ki ben zaten ilgiliyim şu keşif olaylarına. İnsanlar sırf keşfetmek için almazlar. Hatta sırf içerisindeki farklı bir işletim sistemi diye mesafeli de durabilirler. Bunu yıllardır Ubuntu desktop sürümünden biliyoruz zaten.
  • İçerisinde Android de olması gerçekten güzel düşünülmüş. Sonuçta o zamana kadar ubuntu touch gerçekten birçok yönden hazır olmayabilir. İnsanlara farklı seçenekler sunmak güzeldir.
  • Pazar yeni bir oyuncuyu kaldırabilir ama Ubuntu gerek yazılım dizaynı ile gerek yeni gelecek olan telefonun muhtemel 2bin liralık fiyatı ile pek ilgi çekmez. Kaldı ki gerçekten arkasına microsoftu almış windows phone telefonlar bile çırpınıyor pazarda kalabilmek için.
  • Donanımın fazla hatta telefonlar için aşırı olması telefonu kasa olarak da kullanabilmemiz için. Ben bu konseptin fazla tutacağını sanmıyorum. tabiki de bunu kullanacaklar vardır. Ama çoğunluk, sanmıyorum, kullanmayacaktır. İnsanlar bunu istemiyor. İnsanlar dizaynı çok güzel, işlevsel, uygulama zenginliği bulunan telefonlar istiyor. Oyuncaklar istiyor.
  • 32 milyon dolar bence toplanacak ve telefonlar ellere geçecektir. Ama bu ubuntu severler tarafından desteklenen bir proje, genele yansımayacağını düşünüyorum.
  • Telefonun uygulama mağazasındaki uygulama sayısının çok olması pazarda fazla tutulmasına bağlıdır. Kaldı ki hala daha windows phone telefonlarda bazı çok önemli uygulamaların sürümleri çıkmış değil.  Ben yukarıda saydığım sebeplerden dolayı pazarda karşılıklı etkileşim nedenleri ile tutulamayacağını düşünüyorum. Uygulama sayısının az olması başlangıçta insanları telefondan uzak tutacaktır, sonuçta uygulama sayısı ile kendini kanıtlamış android ve iphone var. Tutulma olmayınca da uygulama geliştiriciler ubuntu’ya ilgi duyup uygulama geliştirmeyeceklerdir. Karşılıklı negatif nedensellik.

Sonuç:

İtiraf etmeliyim ki daha çok karamsarım. Kendi adıma çok heyecanlıyım. Ubuntu’ya ilgiliyim. Alırım hatta, kullanmaktan da büyük zevk duyarım. İnşallah da piyasada tutulur ve dediklerim gerçekleşmez. Ama diğer insanlar tarafondan baktığımda olaya durum hiç de iç açıcı değil. Ubuntu desktop sürümü ile aynı şey olacak diye korkuyorum. Bir grup ubuntu ya da teknoloji sever kullanacak, diğer insanlar oralı bile olmayacak. Kaldı ki dizaynın her şey değil ama çok şey olduğunu düşünüyorum. Telefona ve ubuntu touch işletim sistemine baktığımda estetik olarak çok yükseklerde uçmadığını düşünüyorum.

Firefox OS var o kendine yer edinebildi diyenler olabilir. Aslında o da belli değilama Firefox mükemmel bir şekilde daha çıkmadan kendine bir çok donanım üreticisi buldu. Destek buldu. Amacı düşük donanımda çalışmaktı. BU sayede ucuza satılacak ve maddi yönden bir albenisi olacak. Peki şu anda Ubuntu Touch’ın arkasında hangi üretici firma var ya da Ubuntu Touch’lar bu harika donanım özellikleriyle ucuz mu olacak. Hayır. Bildiğiniz türkiye pazarında bu donanım özellikleriyle 2 binlira. Peki kim verir bir grup ubuntu severden başka 2bin lira bu telefona iphone varken ya da s4 varken.

Tabi 2014 yılında Ubuntu touch’da çeşitli gelişmeler yaşanabilir. ne bileyim, dizayn gözden geçirilebilir ve işlevsel özellikler arttırılabilir. Bu şekilde kendini bambaşka bir yere koyabilir ubuntu.

Ama unutmayalım ki telefon Android de destekleyecek hatta halihazırda kurulu gelecek. Bu şekilde güçlü bir android phone olarak pazarda yer edinebilir. Tabi 2014’e kadar üreticiler de örneğin samsung da 4 gb’lık 128 gb’lık bir android telefon çıkarabilir ve bu durumda Samsungla rekabet etmek zorunda kalabilir.

Düşünülmesi gereken soru çok. Cevaplar kişisel.

 

Reklamlar

Pardus 2011 Yeni Özelliklerle Birlikte Artık Bizlerle

Pardus 2011, Pardus 2009.2 sürümüne göre önemli yenilikler içermektedir. Aşağıdaki bölümlerde bu değişiklerden kısaca bahsedilmiştir.

2.1. Donanım

Pardus 2011, Intel ve AMD işlemcilerinin sağladığı 64-bit işlemci mimarisini desteklemektedir.

2.2. Yazılım

  • Çekirdek – Son Linux çekirdeği 2.6.37 binlerce hata düzeltmesinin yanında en güncel donanımlara da destek vermektedir.
  • Plymouth – Pardus 2009.2 sürümünde kullanılan bootsplash aracının yerine yeni Plymouth teknolojisi geçiyor.
  • YALI – Kurulum aracı YALI, LVM/RAID ve UUID desteği kazandı.
  • KDE SC – Pardus 2011 en güncel ve kararlı KDE Yazılım Seçkisi, KDE SC 4.5.5 ile geliyor. Masaüstü deneyiminizin daha hızlı ve kararlı olması için temel paketlere birçok hata düzeltmesi ve iyileştirmeler yapıldı.
  • Kaptan – Masaüstü özelleştirme aracı Kaptan, artık seçimli olarak fotoğrafınızı çekip avatar olarak ayarlayabiliyor.
  • NetworkManager – Pardus 2011 sürümünde öntanımlı ağ altyapısı olarak GNOME NetworkManager 0.8.2 sürüme geçildi. Uzun zamandır desteklenen Ethernet ve 802.11 WLAN ağlarının yanı sıra kullanıcılar artık HSPA/CDMA/VPN ağlarını da ayarlayabilecekler.
  • GTK Oxygen biçemi – Tüm GTK uygulamaları artık oxygen-gtk projesi sayesinde Oxygen biçemiyle görüntüleniyor. Bu özellik sayesinde kullanıcı arabirimi tutarlılığında büyük bir iyileştirme sağlanmış oluyor.
  • LibreOffice – Document Foundation tarafından geliştirilen açık kaynak kodlu ofis araçları takımı LibreOffice, Pardus 2011 sürümünde artık öntanımlı oluyor.
  • Daha fazla bilgi için sürüm notlarını okuyun.

 

Pardus 2011 Kurulan DVD’sini indirmek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

32bit Kurulan DVD

md5sum: f48b76d3371c59a654438919891c059b
sha1sum: d7424b9c812b1b867ce2995a657b2cfb696fe10f

64bit Kurulan DVD

md5sum: 891fed02699a0b83175c90324cfbe1f8
sha1sum: 4aa1ec6479ebc7fdd75db6a863895dcd861be001

 

Çalışan sürümler için: http://ftp.pardus.org.tr/pub/ISO/Calisan/2011/ ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/ISO/Calisan/2011/ adreslerini kullanabilirsiniz. Sorunsuz kurulum için kalıp özetlerini kontrol etmenizi, kaliteli DVD’ler kullanmanızı ve kalıpları 4x hızında yazmanız tavsiye edilir.

 

PARDUS NASIL KURULUR belgelerine kurmadan önce bir göz atın.

PARDUS DVD’si NASIL YAZILIR belgelerine göz atın. Burda bir özgür programa göre anlatım yapılmış, ama en iyi nerodur. Önemli olan herhangi bir programda “disk kalıbını yazdır” bölümüdür. Bu bölümü bulduğunuz takdirde iş bitmiştir.


 

Ubuntu Unity İlk Bakış

Unity’i ilk çıktığı günden beri hep destekledim. Şimdi bir yerlere varmış olduğunu görmek de beni baya bir sevindirdi.

Günümüz artık tabletlerin volta attığı bir hal aldı. Tablet deyince de dokunmatik özellikler ön plana çıkıyor. İşte Ubuntu bu durumdan dersler alarak masaüstü dizaynını değiştirdi ve Unity’i çıkardı. En büyük özellikler hiç kuşkusuz büyük ikonlar ve görsellik. Malumatımız docky uygulamaları Ubuntu sisteminde sıkça karşılaştığımız ve hepimizin de severek kullandığı şirin ve işlevsel uygulamalar. Tabi bu durumun mimarı Appledir neyse. İşte Ubuntu Bu durumun farkına vardı ve simgeleri daha ön plana çıkarmanın yolu olarak da böyle bir proje başlattı.

İlk gözüme çarpanlar:

1- sol taraftaki dock bar normal yüklediğimiz docky veya Awn gibi uygulamalardan daha gösterişli ancak işlevsel değil. Bu durumun ileride değişeceğini düşünüyorum.

2- Sol üst taraftaki Uygulamalar-yerler-sistem kaldırılmış ve bunun yerine dock barda yer alan Uygulamalar adında bir Simge eklenmiş.

3- Empathy programını kullanırken bir ileti gelirse dock bardaki empathy ikonu titriyor 🙂

4- Artık panele sağ tıklanamıyor, böylece de çok beğendiğim uygulamacıklar eklenemiyor. Bu durumun da değişeceği kanısındayım ben.

5- Panelde artık Global Menu öntaımlı olarak geliyor. Ancak panelin üzerine fareyi getirdiğimizde aktif oluyor.

6- Uygulamaların kapat-büyüt-simge durumu işaretleri artık panelde gösteriliyor. Böylece yerden tasarruf edilmiş oluyor hem de eskiye göre bana göre pek işlevi olmayan ve gereksiz yere yer kaplayan panel çok önemli bir misyonu üstlenmiş oluyor.

7- özellikle tablet pc’ler için mükemmel bir sistem olmuş diyebilirim. Çünkü panel sol tarafa yerleştirilerek boyuna kullanımdan bir yer tasarrufu elde etme olayı göze çarpıyor.

fedora da tutmadı :(

fedoraya çok buyuk umitlerle başlamıştım. Distrowatchda ne de olsa ikinci en çok tercih edilen dağıtımdı o ve beni etkilemişti gerçekten. ancak bir yere kadar. güncelleştirmeleri yaptığımda ekranım karıncalaşmaya ve titremeye başladı. malesef bu sorunun yanıtını da hiç bir yerde bulamadım hatta bagsi bile geçmiyor hiçbiryerde. ee tabi ulkemizde linux kullanan sayısı az. fedora kullanan sayısı iyicenek az. ingilizce forumlarda arasam yine olmaz ingilizcem yok pek. çevirsem türkçeye translete zaten kendine medarı yok. anlacanız ubuntu 10.04 ü beklemek zorundayım..

pardusa geçmememin nedeni, pardusun bir süre sonra kasma yapması.

neden linux kullanıyorum: Bir İtiraf..

kandırmayalım birbirimizi, windows linuxdan daha iyi daha kararlı ve daha gösterişli (windows 7 için konusuyorum) paralı mı evet ama kim para veriyor ki windowsa? ben korsan kullanıyorum, evet kullanıyorum ve bir çok insan da para vermeden kullanıyor, ee o zaman neden linux kullanıcakmışım? linux hızlı mı evet hızlı ama windows da hızlı, kesinlikle hızlı.. ustelik media centeri var windowsun ve cnbce yi super kalitede izleyebiliyorum mesela. virüs mü diceksiniz, tamam bu sorun gerçek bir sorun ama kullanmayı bilirsen ve security essentials adlı microsofun ucretsiz antivirusunu kurarsan sorun kalmıyor. linux da jan jan var compiz var ama kim ister ki onları. belki başlarda bir heves görsellik ama günlük kullanımda kaçımız kullanıyoruz bu janjanları, kandırmayalım birbirimizi windows daha iyi.

ama ben yine de herzaman diskimi iki partitiona böleceğim, herzaman laptopum grupla açılacak, ve herzaman burada ubuntuyu ya da pardusu herneyse göreceğim ve zamanımın buyuk çoğunu windowsla geçirsemde gunde 1 saat de olsa giricem linuxume kurcalıcam sağını solunu, linux ile ilgili birşeyler okucam ve rahatlıcam. ilgiyle beklicem ubuntu 10.04’ümü ve izlicem youtube’deki bütün videoları. hastalık mı dersiniz belki de ama linux kullananların hepsi de hastadır zaten. neden uğraşırlar ki bir sürü kodla. neden hazır windows varken kurarlar bilgisayarlarına, delilik bu! ama kuruyorum işte ,bazen sistemim açılmıyor bazen deli ediyor beni bu linux ama kuruyorum işte. 
hayatını sadece windowsla geçirmiş keşfetme, merak etme duygusundan yoksun insanları da anlayamıyorum. bunlar sanki gözlerini kapamışlar ve birilerinin herşeyi yapmasını bekledikten sonra gözlerini açan asalak tek hucreli canlılar gibiler. korkarlar bilgisayarlarına bişeyler olcak diye, ödleri patlar açılırken grubu görünce, rahatsız olurlar ama anlamazlar geleceğin linux de olduğuna hazırcıdırlar onlar, emek vermezler ve desteklemezler hiçbirşeyi. 
işte böyle arkadaşlar, ne linuxle ne de linuxsüz..