Tomboy Notları ile KPSS çalışın

KPSS’ye çalışırken ve belki de benim kazanmamı sağlayan kendi oluşturmuş olduğum ve bir senenin ürünü olan notlarımı sizlerle paylaşıyorum:

içerisinde vatandaşlık, tarih gibi genelkültür notlarım ve eğitim bilimleri notlarım bulunmaktadır. Bir sene içerisinde öğrenmiş bulunuğum püf noktaları tabiki bana hitap eder tarzda yazdım umarım size de hitap eder. indirmiş olduğunuz tomboy klasörünü linux’de ve windowsta aşağıdaki klasörlerin yerine koyun (tomboy notes programına ubuntu’dan ulaşmak kolay, windowsçular biraz araştırarak kurabilirler):

Linux

  • Notes: ~/.local/share/tomboy/

Windows

  • Notes: %APPDATA%\Tomboy\notes\

linkimiz: https://drive.google.com/file/d/0BxUDJBbtwdLXUVFVeHlxMnd4RkU/edit?usp=sharing

: kesinlikle virüs falan içermez, topluma hizmet ediyoruz burda 🙂 sol üstten dosya-indir yolunu izleyin

Nasıl çalışır?? bir ekrangörüntüsü üzerinden anlatayım hemen: 3 bölümden oluşur. soldaki defterler ki bunlar bizde tarih vatandaşlık vs şeklinde disiplinler şeklindedir (ANA) yazanlar konu başlıklarının olduğu not defteridir. search kısmı notun adı ve içeriği de dahil olmak üzere ne varsa arar ve çok hızlı bir şekilde listeler ki listelediği şeyler de 3. bölüm olan notes bölümündedir. Daha sonra çift tıklayarak notunuzu ayrı bir pencere olarak açabilirsiniz.

Reklamlar

Pardus üzerine düşünceler, cevaplar, açılımlar..

İsteyen tabiki de ayrı bir proje olarak .pisi paket sistemini devam ettirebilir, inşallah da başarırlar, kendileri ne yaparlarsa yapsınlar ancak pardusa, tubitakın pardusuna karışmasınlar, artık kendileri “anka” mı der “pars” mı der orasını bilemem. Olay tüm yurtta kullanılacak olan bir pardussa kesinlikle böyle devam etmemeli, burada sesimi yükseltirim ama dediğim gibi özerk olarak “pardus anka” yapmaksa olay orada dururum, devam ettirsinler pisi’yi. Ona kimse karışamaz.

Aslında ben şunu buradan söylemek, içimi dökmek istiyorum. Benim en büyük eleştirim Pardus projesinde etkin rol alan 10 sene önceki yönetimedir. Yönetim topluluğa sormadan kendince kararlar almıştır. Bir anket yapılmamıştır.
-yeni paket sistemi mi yahut deb ya da rpm’mi?
-Bir sistem temel alınarak mı yoksa en baştan mı?

Bu yönetim kendince bazı kararlar almıştır. O kararların yanlış olduğu daha o günlerden de saptanabilir bir durumdu halbuki. Linux camiasında evrenselleşme hatta tekelleşme görülebilir bir durumdu. Onlar bunlara sırtını dönmüşler ve oyun bozan bir tutumla kendi paketim, kendi dağıtımım yolunu seçmişlerdir.

Bu akılalmazdır, bu milliyetçidir, bu ırkçıdır. Linuxun doğasına aykırıdır, kaynakları boş yere heba etmektir, zaten çok geride olan ülkemizi saçma paketlerle uğraştırmaktır. Bu yenilikleri, güncelleştirmeleri 3 ay sonra almaktır. Bu linux camiasına kapıları kapatmaktır, mızıkçılıktır.

Hayır hayır, bunlar, gidişat, bu saçmalık o zamanlar da görülebilir şeylerdi. Pardus’a en büyük kötülüğü o en başta bu kararları alanlar yapmışlardır camiaya hiç danışmadan ki bu şahıslar blog bile yazmazlardı, camiala ilişkileri sıfırdı.

Son zamanlarda fikirler alınan bir platform kuruldu, hatırlarsınız, öyle güzel fikirler vardı ki.. Sonuç neydi? Reddedildi, fikirlerin hepsi reddedildi. O platform bi boka yaramadı 🙂 Zaman yoktu çünkü o fikirleri hayata geçirecek, .pisi yapmakla uğraşıyorlardı, zaten kde’nin kendisinde hazır paketlenmiş olan uygulamalara alternatif uygulamalar yapmakla uğraşıyorlardı gereksiz yere!!

Yine hatırlarsınız çok övünmüştük kubuntudan bir takım bizim ağ yönetici uygulamamızı sormuş ta, beğenmiş de falan. Noldu aldılar o uygulamayı kubuntuya mı koydular? hayır zaten var olan gelişmiş bir ağ yönetici uygulamasına destek verdiler, bu kde’nin uygulamasıydı ve zaten daha sonra biz de kde’nin uygulamasının daha işlevsel olduğunu kabul ederek onu kullanmaya başladık. Sonuç boş emek, zaman, para, ter. Ve bi gıdım ilerlemeyen pardus oldu.

Demek istediğim ulusal olmayalım, dünyaya sırtımızı dönmeyelim, birlik olalım. Şu an için en gelişmiş, en taban alınır dağıtım olan debianı dışlamayalım.

Bazıları var, debianı temel almak demek özgünlüğü sona erdirir diyorlar. Madem debianı taban alıcaz o halde debian kullanalım iyi diyorlar. Onlara şunu söylüyorum. o halde ubuntu kullanan herkes debian kullanmalı diğmi ya!!

Tabiki de sadece simgeyi değiştirerek debianın tıpkısını pardus diye kakalayalım demiyorum. Ancak proje gelişecektir, yeni bir ubuntu, yeni bir linux mint, yeni bir elementayos, zorin os doğacaktır diyorum. Peşin hüküm vermeyin diyorum.

Ubuntu mu Kubuntu mu? KDE mi Gnome mu?

ubuntu gnome masaüstü ortamını kullanır, kubuntu ise kde masaüstü ortamını kullanır. Olay şuraya geliyor. Kde mi daha iyidir yoksa gnome mu? Bu olay tercih meselesi olmakla beraber rahatlıkla şunu söyleyebilirim “GNOME DAHA İYİDİR”

  • Son kullanıcı açısından bakıldığında kde gnome’a göre daha karmaşıktır
  • Kde estetik, tema vs yani görsel olarak gnome’a göre daha geride kalmıştır.
  • Canonical firması kde masaüstü ortamına verdiği desteği kesmiştir
  • Büyük linux dağıtımlarına bakıldığında öncelikli olarak gnome desteği sağladıkları görülür.
  • Gnome ortamında 2 süper kabuk vardır -unity ve shell- ve ikisi de size modernliği tattırır.
  • Gnome mac os x gibidir kde windows gibi, hangisini seçersiniz?
  • kde bana göre daha az estetik olmasına karşın sistem kaynaklarını daha fazla tüketir.
  • Gnome kullanması eğlencelidir, pratiktir, zevklidir.
  • Kde sonradan kodlarını açmıştır, onu sıkıştıran gnome’dur, kde dönmedir 🙂

http://www.gnome.org/gnome-3/

http://www.kde.org/announcements/4.8/

Masaüstü ortamlarının çoğalması sorunu

Ubuntu’nun Unity, gnome shell, Linux mint’in Cinnamon, Elementary OS‘un adını unuttuğum menüsü 🙂

Bu 4 masaüstü ortamı gerçekten çok sıkı. Hepsi de son kullanıcıya hitap ediyor, hepsinin de kullanımı acayip kolay, hepsi de gelecek vadediyor. Hepsinde de çok önem atfettiğim bir özellik görsellik de ön plana çıkıyor. Artık şunu söyleyebilirim ki linux dağıtımlarının estetik sorunu bitmiştir Windowsa karşı. Hatta windows düşünmeye başladı ben yeterince estetik değil miyim diye. bir yandan apple bir yandan linux cephesi iyice sıkıştırdı.

Ortamlara baktığımda en kararlısı unity diyebilirim. Gnome shell de sağlam ancak bazen çökmeler yaşanabiliyor ve ekran kartlarıyla biraz da cilveleşmeye ihtiyacı var gibi. Unity 12.04 sürümüyle beraber daha da kararlı gelcektir ki zaten şimdiden bile performansından memnuniyet duyulmaya başlandığını okuyorum. O unity’i sevemeyenler unity ile zorunlu olarak barışma merasimlerine başlamışlar. (yok xfce kullanıcam, yok gnome 2’den ayrılmayacağım, bunlar kuru lakırtı, yorum yapmak için söylenmiş boş laflar)

Gnome shell‘e ben ayrı bir değer atfediyorum. Şöyle söyleyebilirim ki bir yanım unity’de bir yanım gnome shell’de. Gnome shell’in ilginç gelebilir ama temasını çok seviyorum (ilginç gelebilir dedim, bir çok kimsenin beğenmediğini okumuştum) Bence üst panelin siyah olması çok hoş. Hani derler ya siyah giy, her şeyle yakışır diye, o mevzu 🙂 Sağ üst köşedeki simgeleri sevdim, sol üste gidince açık pencereleri listelemesini sevdim, masaüstünü çok geniş tutmasını sevdim. En fazla da sosyal ağlarla olan birlikteliğini sevdim. Face’den biri yazdığında alttan konuşmanın çıkışını sevdim mesela, ortada duran google takvimle etkileşimini sevdim.  Kanım kaynadı yani, baya sevdim 🙂

Elementary OS’a hiç bakmamakla beraber kendisinin kararlı olmadığını, sürekli çökmeler yaşadığını duyuyorum, daha gelişmeye ihtiyacı olan bir dağıtım. Tema çok güzel olmakla birlikte Elementary OS’da kullanılan menü’nün çok basit kaçtığını düşünüyorum. Unity ve gnome shell menüleri kadar her derde deva özelliği olmayacağı belli. Ama masaüstünde bir dock göreceğim diyenlere ve sadeliği seçenlere iyi gelebilir.

Cinnamon‘a gelcek olursak benim için 3. sırada diyebilirim. (elementary en sondaydı) Sade kullanışlı ve gelenekçi. Gnome 2 neydi bee, şimdikiler de masaüstü mü diyen grup gnome 3’ten ayrılamadı ama gnome shell’i de sevemedi. O zaman kendilerine gnome 3 kalitesinde ve güncelliğinde gnome 2 menüsü yaptılar. Akıllıca. Ancak ben ısınamıyorum. Çok kde, çok windows. Yani şu sol alt köşeden bir düğmeye menüye girmek istemiyorum ben 🙂 girdiğim menü sadece yazılımların listelenmiş olduğu bir menü de olmasın unity gibi video arasın, kategorilendirsin, müziklerime ulaşayım; Gnome shell gibi pencerelerimi göstersin, aynı anda çoklu masaüstlerimi yönetebilyim o menüden, bir isim arayınca çıksın. Yani dediğim gibi cinnamon ve elementary os bu bakımdan çok ama çok sade, benim istemeyeceğim kadar sade.

İsterdim ki gnome shell ve unity birbirlerinin güzel yanlarını alsın ve tek bir masaüstü ortamı oluşturulsun. Mesela gnome shell menüsü dash olabilir, süper olur valla 🙂

Linux Mint Türkiye E-Dergisi güzel olmuş

Ne zamandır şöyle güzel bir e-dergi okuyamaz olmuştum. Piyasadaki diğer linux e-dergiler okuyucuyu sıkar nitelikte çıkıyor son zamanlarda. Son kullanıcıya yönelen bir e-dergi bulmak imkansız neredeyse. Güzel bir dağıtım incelemesi bile sokmuyorlar artık dergilere. Az önce linux mint türkiye ekibinin hazırlamış olduğu e-dergiyi keşfettim. Zaten önceki e-dergilerini de severek okuduğum tek ekip doğrusu. Ubuntu türkiye ekibi genelde bok gibi dergi yapıyor.

Root dergisinin 9. sayısında (Mart 2012) işlenen konular ;

  • Editörün Günlüğü (Cem KÜÇÜK)
  • Mandriva 2011 (Okan AKINCI)
  • PC-BSD 9 (Gökşin AKDENİZ)
  • LMDE 2011.09′a Başlarken (Hasan GÖRMÜŞ)
  • Özgür Yazılım ve Kapitalizm (Okan AKINCI)
  • Linux Kerneli için 2011 Köşe Taşları (Onur KARATAŞ)
  • LibreOffice 3.5′te Yeni Neler Var? (Onur KARATAŞ)
  • Biri Bizi Gözetliyor! (Eren KOVANCI)
  • Parted Magic (Suat ALPOĞLU)
  • GNU/Linux’ta Virüs Sanatı (Çağrı TEPEBAŞILI)
  • Honeypot (Murat CEBİR)
  • Grub Kabusunuz Olmasın! (Bora ALPER)
  • Cinnamon (Gökhan GÖKKAYA)
  • Linux Mint 12 KDE Sürümü (Hasan GÖRMÜŞ)
  • Röportaj : Mandriva Türkiye (Eren KOVANCI)

İndirmek isteyenler: http://root.linuxmint.org.tr/root/indir/root-mart-2012-sayi9.pdf

Gnome Boxes ile Sanal Masaüstü Şahlanacak

Harika şeyler oluyor. Android için Ubuntu, Ubuntunun akıllı telefonlara girme planları, Ubuntu TV unity, gnome shell, kde tablet. Bunlar hep atlama taşı olacaktır gnu/linux için. Gnome Boxes ise gnome takımının yarattığı bir sanallaştırma programı. virtualbox kadar başarılı olması beklenilemez daha şimdiden, ancak ben geliyorum diyor. Çok da uzun sürmez haa şöyle adamakıllı bir program olması.

Linux dünyasında son zamanlarda ilgimi çeken şey şu aslında genel olarak: Adamlar estetiğe, işlevselliğe ve kullanım kolaylığına yani son kullanıcıya daha fazla değer vermeye başladılar. Gerek gnome gerek kde estetiği ön plana çıkardı. değişen şartlara ayak uydurmayı bilgiler.

Yakında linux tabanlı sistemlerin başarılarını daha fazla duymaya başlayacağız. İnsanların windows kullanmak için bir nedenlerinin kalmadığı bir zaman gelecektir. Zaten bulut programlar da bunun habercisi.

edit..

Gnome boxes hakkında tonlarca video olduğunu keşfettim. Altta bir tane daha paylaşacağım. Dikkatimi çeken şu oldu. Kullanımı diğer sanallaştırma programlarından çok daha kolay.