Halt and Catch Fire ve Compaq Portable ilişkisi

haltand

 

 

Halt and Catch Fire 80’li yıllarda bilgisayar endüstrisinin gelişimini gözler önğne seren bir dizi. Steve Jobs’un hayatı ilginizi çekiyorsa ve teknolojiye meraklıysanız kesinlikle bu dizi ilginizi çekecektir. Sıfırdan bir bilgisayar yapmaya çalışan bir ekip var karşımızda ama bir farkla: portable pc, yani dizüstü bilgisayarların atası.

Diziyi biraz araştırınca Compaq Portabe Bilgisayar şirketinin ilk pc hikayesi olduğunu öğrendim -ya da esinlenme- ve bu bilgisayarın gerçeğini araştırdım. Video aşağıda: Compaq Portable PC

 

Bill Gates Steve Jobs’tan arakladı mı?

Steve Jobs’un konu hakkında birkaç söylemi:

  •  “Bill temelde hayal gücü kıt biri, ayrıca hiçbir şey icat etmedi ve bence bu yüzden artık teknolojiden çok hayır işleriyle uğraşmayı seviyor. Başkalarının fikirlerini utanmadan çaldı o kadar”
  • “Bill Gates’in bizim bazı fikirlerimizden nasıl zengin olduğunu mu soruyorsunuz… Biliyorsunuz hedef mezarlıktaki en zengin adam olmak değil, en azından benim hedefim değil”
  • ”Hayatı boyunca hiçbir şey icat etmedi. Sadece başkalarının fikirlerini arakladı”

Steve Jobs sürekli Windows işletim sistemi için “bizden araklandı” diyor. Peki doğru mu bu? Gerçekten Bill Gates Windows arayüzünü Apple’dan mı arakladı. Araştırmalarım sonucunda ulaştığım sonuç “EVET”

1980’lerden bahsediyoruz. O zamanlar işletim sistemleri tamamen siyah ekran üzerine kod girdileri ile işlem yapabiliyorlar. Yani pencelerler yok, fare yok, sadece klavye var ve onunla bazı kodları yazıp bilgisayara işlem yaptırıyorsun.

O zamanlar Xerox firması ya da takımı var. İlk defa mouse (fare)u bulan ve ilk defa komut ile değil de fare yardımı ile grafiksel arayüzü kullanan bu firma. Steve Jobs maddi bir anlaşma yaparak bu adamların buldukları şeyi inceliyor ve grafiksel arayüzü dördüğünde 10 dakika içerisinde (kendi deyimi) bunun kişisel bilgisayarların geleceği olduğunu görüyor ve çeşitli anlaşmalarla bunu geliştirerek apple bilgisayarda kullanıyor. geliştirmek deyince bayağı bir geliştirmeden bahsediyoruz. Steve Jobs’un gördüğü şey şu idi:

xerox

Yaptığı şey ise şudur:

ClassicMacScreenshot

peki yukarıdaki ilk mac grafiksel arayüz kaç yılında oluşturuldu: 1984 Macintosh

1984 yılında bu grafiksel arayüz oluşturulduğunda Steve Jobs yapılan işten oldukça memnundu. Çünkü biliyordu ki bu her şeyi basite indirgiyor, zevkli kılıyor ve fare yardımı ile her şey gözünüzün önünde. O zamanlar da Bill Gates gerçekten iyi yazılımlar yapıyordu. İyi Uygulamalar. Steve Jobs Bill Gates’e örnek macintosh’lar gönderdi ve kendilerine yazılım yapması için onunla anlaştı. O zamanlar iyi arkadaştılar. Ama görünen o ki Bill Gates sadece yazılım yapmak için bu ilk örnekleri kullanmadı, Bill Gates de bu fikre hayran kaldı ve bir sene sonra 1985’te

win101

Yukarıda gördüğünüz MS-DOS grafik arayüzünü ortaya çıkardı. mantık aynı; File, viev, special menüleri bile aynı. Pek çek benzerlik var. Ama zaten en büyük benzerlik zaten fikir benzerliği, yapısı neredeyse aynı. Aşağıda windows ve Mac işletim sistemlerinin grafiksel arayüzlerinin gelişimi karşılaştırma yöntemi ile gösterilmiş.  İlk Mac’in arayüzünün çıktığına dikkat edin.

Bütün bu anlatımdan sonra ortaya çıkan sonuş ortada bir araklama olduğu yönünde. Sanırım Steve Jobs doğru söylüyor 😉

Bill gates tabiki büyük bir adam, bir deha, en azından bir hayırsever. Amacımız onu kötülemek değil sadece bazı gerçeklere vurgu yapmak.

 

FACEBOOK BAĞIMLILIĞI

Günden güne populeritesini ve üye sayısını hızla arttıran günümüzün bağımlılık yapan hastalığı facebook , her gün yeni eklenen uygulamalarıyla insanların özel hayatının her noktasına değiniyor. Bu çoğu insan için hoş karşılansa da bence insan ilişkilerini harap etmiş durumda. Herkese her anımızı bildirmek, ilişki durumumuzu her an değiştirmek, gezip gördüğümüz yerleri insanların gözüne sokarcasına fotoğraflamak ve albümlerimize güzel yorumlar beklemek, arkadaş sayımızı her an daha da artırmak hatta önümüze geleni eklemek , anı olsun diye değil de sırf  facebook için fotoğraf çekilmek, en güzel ama bize hiç benzemeyen profil fotoğrafımızı seçmek gösteriş merakımızı gideren facebookun, hayatımızı ne kadar esir aldığını acı bir şekilde gösteriyor.  2 gün facebooka girmezsem polisi arayın diyen arkadaşlarım dahi var. 🙂

velhasıl, “eski arkadaşlarınızı arayın, bulun” sloganıyla internet alemine giren  facebook çılgınlığı, şuan amacından sapmış durumda. Arkadaş ilişkilerini daha sağlamlaştırmak amaçken, onun büyüsünde arkadaşlarımızla sözlü iletişimimizi koparır hale geldik. Öyle ki bize kırılan arkadaşımızı facebooktan bizi silmesiyle fark ediyoruz. Hayatımızdaki önemli insanların doğum gününü facebook olmasa hatırlayamacak durumdayız..

Ancak bu demek değil ki aman facebooka yaklaşmayın cızz.. Her şey amacında ve yerinde kullanılırsa güzel. Araştırmalara göre de Türk insanı facebook üyeliğinde ilk  sıralarda yer alıyor. Ne yapalım sıcak kanlı insanlarız, iletişimi seviyoruz.  Üyelik sayımızdaki derecemizi alkışlıyor, herkese bol bildirimli günler diliyorum 🙂

PARDUS işletim sistemi

Pardus, 2004 yılından beri oluşan ve sürekli gelişen bir proje. Pardus, Türk işletim sistemi.. ilk meyvesini 2005 yılında 1.0 sürümüyle veren pardus projesi günümüzde dünya linux camiası içinde kendinden bahsettiren işletim sistemlerinden biri olmuştur. Nerdeeen nereye. artık farklı dillerde de yayın yapabilen pardus kullanıcı ağını günden güne arttırmış ve türk linux severlerin kalbini fethetmiştir. Bizi başka dağıtımlara muhtaç etmemiştir.

Pardus felsefe açısından linuxe bağlı olmanın yanında Türk kullanıcısın hedef alan bir yapıya sahiptir. içinde yuklu olarak gelen programlar buna yoneliktir. her milletin yoğurt yiyişi farklı olduğunu kabul edersek pardus tam da bizim ağzımıza layik olabilecek bir yoğurttur. Bu projenin gerekliliği artık günümüz çağında zorunlu hale gelmişti gerçekten de neyseki 2004 yılında bunu farkeden tubitak bu duruma el koymuştur. düşünün birkere devlet dairelerinde windows şirketlerde windows.. bir windows artık gunumuzde 200 lira 300 lira ki her çalışanın başına bi tane bilgisayar koymak gerek ki içindeki işletim sistemi de kaçak olmamak zorunda bilgisayar başına bu kadar fatura tum turkiyeyi baz alın milyarlarca dolar/euro.. bu para bizim cebimizde olsa ekonomiye her yıl ne kadar para aktarılır bir kez daha düşünün işte bunu gerçekleştiricek olan linux dolayısıyla pardustur. Çünkü linux ucretsizdir ve tüm ihtiyaçlara da kolayca cevap verebilecek düzeye çıkmıştır bugun. sevindirici olan ise artık kurumlarımız yavaş yavaş bu gerçeği anlamaya başlamışlardır. tsk meb yavaş yavaş bu işletim sistemine geçmeye başlamışlardır. Bu sevindirici bir haber gerçekten de ki pardusun sırf bu amaca yönelik çıkardığı kurumsal pardus dağıtımı mevcuttur. bunlar gerçekten güzel şeyler. ben bu yazımda içimden gelerek bunlardan bahsettim. pardusu merak eden arkadaşlar kde4 videosunu altta paylaşıorum. temennim fikir edinin merak edinin azm edinin araştırın ve kurun..

http://www.youtube.com/v/iLNngHQ_lj0&hl=en_US&fs=1&

Pardus Diyenler

Son birkaç yılda Pardus bireysel ve kurumsal çözümlerini kullanarak göçlerini planlayan ve gerçekleştiren kurum ve kuruluşların sayısı bir hayli artmakta olup, özellikle kurumsal göçlerde kamu kurum ve kuruluşlarının ilgisi de göz ardı edilmeyecek bir çokluğa ulaşmıştır. Kurum içi bireysel çabalar veya danışmanlık kapsamında çözümler ile Pardus kullanımına geçmiş olan kurum ve kuruluşlara örnek olarak;

  • Milli Savunma Bakanlığı
  • Ankara İl Emniyet Müdürlüğü
  • RTÜK
  • Petrol İş
  • Neziroğlu Motorlu Araçlar
  • Bergama Belediyesi
  • Ceyhan Belediyesi
  • Adıyaman Üniversitesi
  • Batman Üniversitesi
  • Manisa İl Sağlık Müdürlüğü