Pardus Debian tabanlı olarak geliştirilecek

Bu karar bir çok kişiyi mutsuz etse de beni ve benim gibi düşünen ileri görüşli insanları mutlu etmiştir sanırım🙂

Şunu demek geçiyor içimden, böyle olacağı belliydi, bari en başından .deb tabanlı geliştirilseydi şu pardus. Ama hayır öyle olsaydı milli işletim sistemi olmazdı ki, evrensel olurdu, biz evrenselleri sevmeyiz. Ulan salaklar,  ulan gerizekalılar, bu alemde iki ana paket var bir deb iki rpm. ikisinden birini seçin, neden kendi paketinizi çıkarmaya, bu kadar millileştirmeye çalışıyosunuz, yazık değil mi geçen zamana emeğe. Zaten hazırı varken orda kullansana onu sen öküz herif. Madem kendine güveniyosun, ben yaparım diyosun, al paketlerin hiç bi ihtiyacı karşılamadı. paket sıkıntısı çekiliyordu. bir program arıyorsun: yok. Firefoxun en son güncellemesi 3 ay sonra geliyor. Ulan bu nasıl iştir, madem yapamıcaktın o halde neden pisi işine başladın feyzo?

Pardusun debian tabanlı geliştirilecek olması bazı gerizekalıların hoşuna gitmese de, yönetim en iyi kararı vermiştir, bundan sonra peket sıkıntısı çekmeyeceğiz. daha stabil bir pardusumuz olacak inşallah.

Bir de temal alınarak dağıtım mı olur havalarında olan hayvanlar var.  Ulan salak herif bugün bir ubuntu debian tabanlı değil midir? Bir linux mint ubuntu tabanlı değil midir? Bu dağıtımlar dağıtım değil mi? Sizin gibi düşünenlerin yüzünden 10 sene boşa geçti be 10 sene. bırakın daha fazla ülkeye kan kaybettirmeyin bari. siktir gidin.

düşüncelerimi temellendirmek adına, ek: (alıntıdır)

Pardus Çalıştayı. Pardus çalıştayında ben de yer almıştım. Benimle beraber Pardus ekibinde yer alan ekibin bir kısmı, daha önce ayrılmış geliştiriciler, Türkiye’deki Açık kaynak camiasından tanınmış simalar gibi bir çok insan katıldı. Bir çok şey çizildi yazıldı. Fakat orada özellikle Ahmet Kaplan‘ın “Paket sayısı çok az, Ubuntu gibi on binlerce paketi olan bir dağıtımı alt yapı olarak kullanmak daha mantıklı” cümlesi aslında her şeyi özetler durumdaydı.

Ahmet kaplan dışında Jon Hall (maddog) da “Debian gibi evrensel ve oturmuş bir dağıtım varken ve özellikle fork’a müsait iken başka bir paket yöneticisi kullanmak mantıksız” demişti.

Apache Foundation’da yer almış Alex Karasulu da buna benzer düşünceye sahip idi. Kendisi de zaten Jon Hall ile beraber konu açıldıkça bunun avantajlarınıanlatmaya çalışıyordu.

Son olarak Enderunix ekibi de tam kadro oradayı ve her biri de “Devlet Pardus gibi bir dağıtıma destek vermemeli, Ubuntu/Debian forku daha mantıklı” cümlesine yakın ortak bir düşünceye sahiptiler.

18 thoughts on “Pardus Debian tabanlı olarak geliştirilecek

  1. Önemli olan ne söylediğimiz değil nasıl söylediğimizdir.Tarzın çok sert söylediğinin önüne geçiyor, bir avuç özgür yazılım camiası birbirini bu şekilde kırarsa dağılıp yok oluruz.

    • onlar bu söylemi hak ediyorlar bence, normalde bu şekilde hakaretler etmem ancak debian olayından sonra herkes böyle iş mi olur söylevlerine katıldı. Bu insanlar evrenselliği değil de milliliği savunan insanlar. özgür yazılımın hala daha milli olamayacağını anlayamayan saf insanlar. bir kaşık sudan fırtına yaratan insanlar.

  2. Düşüncenize sonuna kadar katılsam da üslübunuz gerçekten çok kötü. Biz insanları özgür yazılıma geçirelim derken onların görüşlerine karşı çıkacak değiliz. Gerçekten de evrensellik boyutunda ve paket derlemek yerine başka gelişmeler yapacağımız için debian temel oldukça yararlı olabilir. (özellikle kamuda kullanılmasıyla) Ama lütfen bunu söylerken aksini düşünen insanlara hakaret boyutunda laf atmayalım. Sonuçta ben de eğer deb paket yapısını değil de pisi paket yapısını seçmiş olsaydım (kdeci ve pardusçu olsaydım) büyük ihtimalle var olan durumu korumak isteyecektim. Ama gerçekten de pisi olması her ne kadar kendi zamanı için çok doğru bir karar olsa da şuan için de debian altyapısına geçmek en doğru karar olsa gerek.. Ama farklı düşünen arkadaşlarımızın da olması özgür yazılımı büyütmekte. Pisi paket yapısıyla bir “anka” doğabilir. isteyen de o yapıyı kullanır. Ama bana göre devletin debian kararlı temelli bir dağıtımı olması ve desteklemesi ülkemiz için çok güzel bir şey olacaktır..

  3. üslubunuz kabul edilebilir gibi olmasa da belki başka okuyanlar faydalanır düşüncesiyle yazmak istedim:

    an itibariyle pardus’un niye deb paket yönetim sistemi kullanmadığı başka bir tartışma haline gelmiştir.

    insanları kızdıran iki şey var:

    1) ulusal işletim sistemi geliştirme projesi askıya alınmıştır.
    2) bunca yıldır verilen emekler çöpe atılmıştır.

    zira aslında ortada deb paket sistemine geçiyoruz gibi bir karar yok, işin aslı ortada pardus’u geliştirmek için hiçbir girişim yok. pardus geliştirme ekibinin 0 (yazıyla sıfır) kişiden oluştuğunu biliyor muydunuz? “debian tabanlı olacak” söylentileri tübitak’ın fatih projesi için yaptığı bir ayak oyunundan ibaret. ki pardus’un bilgisayarın başlangıç menüsünden seçilmesi için klavye gerektiği ve klavyeyi takmak kolay olmadığı için akıllı tahtalarda da fiilen windows kullanılacak.

    yani asıl tartışma bu. dileğim mevzuuyu bu yönleriyle tekrar değerlendirmeniz.

  4. En başında yapılması gereken .deb paketlerinin kullanılmasıydı. Sanki pisi kullanınca milli oldu. çekirdek Linux madem herşeyi türklerin olsun istiyorsunuz çıkın 0 dan kernel vs. yazın da milli işletim sistemi olsun. Yapılan yorumlara gelince

    “o zaman sen git debian kullan, özgür yazılım hakkında da yorum yapma oke ?” bu neyin kafası anlamadım. ben hep .deb kullandım. 1 kere bile pardus kurmadım neyime gerek her işimi debian hallediyor zaten. “Özgür yazılım hakkında yorum yapma” diyen akılsız sen git windowsunu kullan senin neyine linux.

    Kimse kusura bakmasın. Ben pardusu da destek ekibinide sevmiyorum. Milleti forumlarda aşağılayan kendilerini zeki sanan bir avuç salağa kul mu oldunuz şimdi?

    Madem Milli işletim sistemi istiyorsunuz gidin 0 dan yazın herşeyi. Dünya tarafından geliştirilen yazılımları pisi paketi yapınca milli olmuyor.

    Yazının üslubu gayet iyi

  5. Hocam bir kaç şey ilave etmek istiyorum. Neredeyse bütün linux işletim sistemlerini kullanan birisi olarak. Pardüsüde deneyeyim diyerek bir adım attım. Kurduk windows ile beraber hocam herşey iyi güzel süper görünüm kullanışlı arayüz windowstan esintiler şeffaflıklar falan iyi hoşta zırt pırt hata veriyor.

    Pardus geliştiricilerinin genel sorunu şu herşeyi dışarıdan bekliyorlar. Bir işletim sistemi geliştirmek için hatalara müşteriler bug açtıklarında çözüm bulacaksınız daha projenin başlamadan battığınızın ispatıdır.Önce stabil bir sistem gerekir. Sonra güncelleme çıkartılır.Bir sistem gelişitrecekseniz birçok bilgisayar alt yapınızın olması gerekir benim bilgisayarımda çalıştı problem yok diye yayımlamanız hiç birşey ifade etmez. Kısacası para ağır basar.

    Neden derseniz siz insanları pardüs’e transfer etmeye çalıırken başlarına bela açıyorsunuz. Bir adamın bir hafta içinde 8 10 problemle uğraşacak zamanı yoktur. Sürekli sorunla uğraşacak insanlar ya yazılımcıdır düzeltmeye uğraşır. Yada öğrenmek için uğraşan adamdır.Veya boş adamdır. Kimse kendi işinden feragat edipte pardüsü raporluyum araştırım diye uğraşmaz. Dolayısı ile bu proje başlamadan biter.

    Açıkcası giydirme bir işletim sistemi için beklentilerimim üzerinde olduğunu söylüyebilirim ancak 2003 yılından beri geliştirilen bir proje 8 yıl içinde hala bir iki haftada yada bir güncellemede sorun veriyorsa kurumsal yada bireysel kitlenin ancak hayalini kurarsınız.

    Özellikle şunu anlatmak istiyorumki linux’çuların genel sorunu bu sanırım olumsuz eleştiriye gelemiyorlar. Sevgili pardüs yazılımcıları ve linux açık kaynak camiası herşeyin mükemmel olması diye bir şey söz konusu değildir. Bugün microsoftun sistemlerindede bir çok hata çıkmaktadır. örneğin hatırlayacaklar için xp öncesi kimse 98’i bırakmak istememişti herkez xp’ye kötü söz ediyordu sonra vistada aynı şekil oldu. Kısacası takdir herkezin hoşuna gitsede insanların kendilerini her tür eleştiriye hazırlamaları gerekir. Kimse kimsenin gördüğü gibi görüp değerlendirmek zorunda değildir.

    Aslında birbirinizi yemeniz anlamsız tavrınız hoş değil sizinki değil ole olmaz bole olur burası kötü şurası iyi eleştiri her zaman hayatın tuzu biberidir. Bir şeyi geliştirip takdir toplama hayalinden sıyrılıp birazdaha gerçekçi olsak kötü bir eleştiri duyduğumuzdada canımız yanmayacaktır. İnsan oğlunun doğasında bu var herkez sevilmek sayılmak takdir edilmek ister ama hayat her zaman beklentileri karşılamaz.

    Bu sebeble yıllarca insanlar vatanımız gelişsin diye projeler yaptılar kimse ülkeye hizmet etmiyor kimse kimseyi düşünmüyor diye milleti galyana getirip bir çok proje oluşturdular ancak sorun şurada çıkıyor avrupada bilginin inanılmaz bir önemi var bu sebeble okumuşluk üst düzeyde teknoloji çok ileri bir seviyede olduğu gibi insanlar geliştirilene saygı duyuyor ve destek veriyorlar . Avrupa devletleri insana önem verdikleri için gelişen projeler devletlerinin geleceğini microsoftun tekelinden kurtarmıştır.

    Bugün bir çok özel istihbarat merkezi linux kernel üzerinden geliştirdikleri yapıları kullanmaktalar. Ancak dikkat edin ne diyorum avrupa diyorum ülkemizde malesef yeteri kadar bütçe yok bu tip konular için bu sebeble ülkemiz bir çok beynini dışarıya kaptırmıştır kalanlarda hayal kuranlardır. Projeni büyümesi devlet kurumlarının projeye tamamen geçmesi için kurulduktan sonra bütün bilgisayarlarda stabil çalışmalıdır.

    Buda şuan için takdir edersenizki linux kernel üzerinde mümkün değildir. Enbüyük linux dağıtımcılarının dağttıkları linux dağıtımları bile donanım problemleri yüzünden bir çok bilgisayara kurulamazken yeni geliştirilen sistemlerin hiç şansı kalmamaktadır. Bu yüzden gelişimde 40 50 geliştirici ile dönmeyeceği için sistem her zaman pürüzler çıkması çok doğaldır.

    Birde gelişen projelerde dğeişen yönetim içindeki anlaşmazlıklar projeyi yok etme noktasına getirirki bu ülke parüs projesinde zaten bunu yaşamıştır. Buzamana kadar verilen bütün emeklerde debian projesi ile silinmeye çalışılmaktadır. Parüd için azimden hayalden milli duygulardan fazlası gerekmektedir. Bence 50 genç bir araya gelip bir boş zamanlarında bir sistem geliştirse ortaya daha stabil bir proje çıkacaktır nedenine gelince yönetimin değişmesi diye birşey söz konusu olmayacaktır.

    Yazılımcılarda ortak bir hayal vardır yapılmayan yapmak bu çok meşakatlidir proje vardır ancak yatırımcı bulamazsınız çünkü anlayan adam yoktur. Anlayan adam bulursunuz yönetim değişir anlamayan biri gelir herkez işten çıkarılır proje değiştirilmeye çalışılır. Kısacası Bir türk işletim sistemi yapmak istiyorsanız bu devlet çatısı altında malesefki olamayacaktır. Pardüs projesi ile zaten bunu görmek isteyenler bir kez daha görmüştür.

    Kısacası hayalle gemi yürümez arkadaşlar. Tutarlı olmak için para gerekir sizler hepiniz genç geliştiricilersiniz bir çoğunuz evli bile değil bir kısmı evli çocukları var gelecek hepinizi farklı yontmaktadır. Malesefki materyalist düzen siyasi olarakta kendini baskın bir şekilde göstermektedir. Yazılımcı arkadaşlara tavsiyem bir proje geliştirmeden önce bir siyaset kitabını alıp okumalarıdır: Bir projeye girmeden öncede sizden alıp götüreceklerini iyi bir şekilde değerlendirmeniz hepiniz için iyidir.

    Sağda solda forumlardaki yazılara bende dikkat ediyorum adam olumsuz birşey söylemiş hemen dandan kullanma sen linux kullanma sen windows kullan onu etme bunu yapma hayır kardeşim adam linuxta kullanır yeri geldiği zaman kötülerde yeri geldiğinde iyi yanlarınıda söyler sürekli iyi yanlarını duymak isterseniz bir projede karşınızda yavşaklıktan daha ileri birşey göremezsiniz.

    Hayat herzaman mükemmel değildir bazen ayal kırıklıklarıda bir şeyler öğretir insana ben kişisel olarak linux’cuyum hiç bir sisteme limux’u değişmem ancak şunuda dile getirmek isterimki: Linux gelişimsel olduğu için herzaman bilimseldir. Bir windows ile asla karşılaştırılamaz çünkü herkezin beklentisi farklıdır.

    Bu sebeble yazılımcı arkadaşlar eğer olumsuz eleştiriden rahatsız oluyorlarsa önce kiminle muhatap olduklarını bilsinler sonra tartışsınlar bugün öyle olduki ben artık kendime bilgisayardan anlamıyorum ben diyorum insanların yanında okadar çok bilen ve okadar çok yazılımcı varki herkez yazılımcı olmuş .Artık umursamıyorum bile insanları kim ne olmak istiyorsa bırakıyorum o oluyor kendini tatmin ediyor. Sen iyi birşey yaptığına inanıyorsan olumsuz bir eleştiri seni üzmez rencide etmez kimsenin ağzı çuval değilki büzesin iyisimi önemseme kendini yıpratma zaten iyi bir gelişimi var ise yerde kalmaz gösterir kendini.

  6. Merhaba, fikrinize katılmıyorum ve üslubunuz hakkında söyleyebileceğim en iyi şey terbiyesizlik olduğudur. Fikrinizi söylemek hakkınız ancak başkalarının kişilik haklarına saldırarak onları sindirmeye çalışmak değil. Sizin özgürlüğünüz başkasının başladığı yerde biter bunu unutmayın.Baştan söylemeliyim Pardus kullanmıyorum geliştirilmediği için(bu nedenlede kararsız olduğu için) ve de (tek haklı dayanağınız olan)paket azlığı için.Daha önceden blogta Pardus’u incelediğinizi gördüm ama yeterince derinlemesine incelemediğinizi düşünüyorum. Pardus’un kodadı Uludağ yani ulusal dağıtımın kısaltılmışıydı. Sizin sandığınızın aksine bu milli bir işletim sistemi değil buradaki insanların(özellikle devlet kurumlarının) ihtiyaçlarına uygun bir işletim sistemi olmaktı. Ki son olaylara yani 2011 sürümü öncesine baktığınız zaman(ki internette biraz araştırırsanız 2011 sürümünün ne büyük övgüler aldığını görürsünüz) belki de kullanıma hazır(out of box) en iyi linux dağıtımlarından biriydi. Linux dediğiniz gibi evrensel olmak demek değildir şu ana kadar ortaya çıkan 600 küsür dağıtım en basidinden geliştiricinin ihtiyacından doğmuştur. Her biri bir fikrin sonucudur ve biri diğerinden kötü denip aşağılanmaya hakkı yoktur. Bu en başta özgür yazılım felsefesine aykırıdır.Bu yüzden bu alemde iki paket var biri deb biri rpm demek çok dar bir görüştür, çok sevilen Arch Linux’un paket sistemini Gentoo’nun paket sistemini yok saymak demektir. Kaldı ki Arch’ın bir kolu olan Chakra Linux’un bile sırf gtk paketleri için bundle adlı kendine has paketleri vardır.Linux onun ötesinde özgür yazılım kesinlikle evrensel olmak demek değildir. Kaldı ki Ubuntu’nun geçen yılki deposundan bir paketinde bu yılki sürüme uyacağının kesin garantisi yoktur. İkisi de rpm kullanan Fedora ve Mageia’ya aynı paketi kurup düzgünce çalıştırmak hayal gibidir. Pisi bir arge çalışmasıdır ve gerçekten başarılıdır. Mesela geçen hafta denediğim en hızlı paket sistemiydi pisi.Delta package’la beraber gayet hızlı bir şekilde güncelleme yapabiliyordunuz. Bu anlamda kesinlikle başarılıdır.Bir sistemin yaygın olması onun doğru olduğunu göstermez.Debian üzerinden gidilmelisinin doğru olduğunu söylemişsiniz. Debian yaklaşık 20 yıldır buralarda ve tamamen topluluktan destek alıyor. Ubuntu ise çoğunlukla debian paketlerini kullanıyor. Sonuçta geniş paket yelpazesine sahip olunmasının temel nedeni topluluktur kesinlikle çekirdek takım değil. Öte yandan Pardus’e bakalım ilk gerçek anlamda ünü 2006-2007 yıllarında yakaladı o zamandan bu zamana 5 yıl hepi topu. Topluluk katkı yapmaya çalıştı çalışmasına ama zaten Linux’u Pardus’la yeni yeni tanımaya başlamış bir kitleden elbette aktif katkıcı olunması beklenemezdi. Ki ubuntu’nun ana depolarında dahi son paketler yoktur siz kişilerin derlediği paketleri bulursunuz. Ki topluluk yeni yeni ivme kazanmaya başlamışken, geliştiriciler dışında birilerinden bir şeyler gelmeye başlamışken.(örnek olarak ÇOMAK)Yani paketler için geliştirici ekibi suçlamak emeğe saygısızlıktır. Pardus ekibi sadece türkçe çeviri ekibi değildir. Gerçek arge çalışmaları yapmışlardır pisi dışında Kaptan örneği vardır ve sizin KDE’yi gereksiz yere yeniden yazmak olarak tanımladığınız bu programın şu anda Chakra tarafından kullanılmak üzere hazırlanmakta olduğunu görürsünüz: http://chakra-project.org/bbs/viewtopic.php?id=8224 madem bu bu kadar gereksiz bir uğraş neden gücünü KDE’ye bağlamış bir dağıtım neden bunu yapmıştır? Pardus hedefine ulaşmış ve iyi bir dağıtım ortaya koymuştur elbette hataları(ki kullanılmaz eden ölümcül hatalardan biriyle karşılaştım)vardır ancak başka linux dağıtımlarında da (ki aynı ölümcül hatalarla da karşılaştım Fedora’da hatta Mageia’da)vardır bunu unutmamak lazım. Geliştiricilerin tutumları ve sorunlara cevapları hakkında yorum yapamayacağım ancak topluluktan fikir alınmalıydı demişsiniz topluluk dağıtımlarında bile ilk önce çekirdek takım geliştirir topluluksa yavaş yavaş oluşur kaldı ki şirket dağıtımlarında bunu bile göremezsiniz(örnek olarak Ubuntu’nun Unity’ye geçmesi) e o zaman devlet dağıtımı geliştirmek üzere yetki veriler bir nevi kamu çalışanlarının oluşmamış topluluğa ne sormasını bekliyordunuz. Yine ve son olarak paket sistemlerine dönecek olursak şunu hatırlatmak isterim:yerleşmiş olan iyi değildir. Eğer öyle olsaydı hala doğru akım kullanıyor olurduk alternatif akım yerine. Evrensel olma mantığıyla o zaman Bsd, Linux çöpe atılıp en popüler masaüstü sistemi olan Windows’a geçilmelidir o zaman. Ama o zaman Debian olmayacaktır, Mageia olmayacaktır, Hurd çekirdeği olmayacaktır.Şunu da unutmamak gerekir Debian’ı temel alarak 400ü geçen çalışanıyla Cannonical’in başardığını hatta belkide daha iyisini sizin o boşu boşuna maaş verilen olarak lanse ettiğiniz 20 küsürlük ekip başarmıştır hem de hiç bir dağıtıma dayanmadan. Bir daha hakaret edip ileri geri konuşmadan önce bunu da gözden geçirmenizi öneririm. İnternetle beraber zaten herhangi bir ubuntu ve ya debian sürümüne ulaşılabilirken şu anda pardus debian’ın geliştirilmesinin ne kazancı olacaktır: Kubuntu Pardus’mu? Türkiye kopyala yapıştır tuşuna değil yeni tuşuna ihtiyaç duymaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki argeye aktarılan paralara bakın çoğu çöpe atılmaktadır ama içinden çıkan bir kaç iyi proje için o kadar kayıp göze alınmaktadır. Pardus bu anlamda önemli bir adımdır.O yüzden zaten topluluk sayesinde bu kadar pakete sahip olmuş dağıtımlarla daha genç ve yeni yeni aktif topluluğa sahip olmuş ve 1.5 yıldır ölü olarak devam eden bir dağıtımın yaptığı argelerden sadece biri olan ve bütün dünya da övgü toplayan pisi paketini karşılaştırıp bütün projenin çöpe atılması gerektiğini savunup buna karşı çıkanlara seviyenizi açık ve net bir şekilde gösterecek bir şekilde hakaret etmeden önce biraz araştırıp irdelemenizi öneririm. Ayrıca son olarak neden pisi:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Pardus_%28operating_system%29 (pisi package management bölümü)
    http://developer.pardus.org.tr/people/loker/blog/neden-pisi-neden-illa-ki-kendi-paketlerimiz/
    http://tr.pardus-wiki.org/Pisi_tasar%C4%B1m%C4%B1#Neden_P.C4.B0S.C4.B0.3F

    • bakın 10 senedir pardusu kullanırım, incelerim. ben son kullanıcı açısından bakıyorum olaya bunu belirteyim. deb’idir, debianıdır boşverelim. 10 senedir pardus arkasına milli işletim sistemi desteğini almasına rağmen bir yere gelememiştir. Hiçbir zaman stabil olamamıştır. güncellemeleri verememiştir. aranılan paketler bulunamamıştır. 10 senedir 64 biti zor yaptık, 10 senedir kde ile devam at gözlüğü giyer gibi, en populer masaüstü olan debiana yer vermedik. Bana çomar projesini de hiç söylemeyin başladığı gibi ölen bir projedir. bunlar olduğu müddetçe ben neden niçin pardusu kullanayım?

      pisi paket olayına gelince de. sunu iddaa ediyorum pisi paket sistemi bize “vay be adamların kendi paket sistemleri var” denmesinden başka hiçbir işe yaramaz, ben bunu savunuyorum. Yukarıda tırnak işareti ile gösterdiğim önemli adamlar da benim gibi düşünüyor, deb paket sistemi bize bir şey kazandırmaz da diyemezsiniz, bu yorumlara katılmıyorum. bir dağıtımı temel almak her zaman için kazançlıdır, kazançlarını yok görmeniz mümkün değil eğer araştırmışsanız.

      siz ikonu değiştirip dağıtım yapmaktan bahsedip bu durumu yermişsiniz. bu durumu savunan mı var acaba? bir dağıtımı temel almak onun ikonlarını değiştirmek değildir. linux minte bakın. kaç yılında çıktı pardustan önce mi sonra mı ona da bakın..

      • İşte benim savunduğum kesinlikle biryerlere geldiğidir. 2008 sürümünü asıl olarak kullanmıştım bilgisayarımda son zamana kadar gayet iyi bir şekilde kullanmıştım. Evet sonunda grafik ekranın açılmamıştı ama aynı şeyleri Mageia’da yaşadım, Fedora’da da. Popüler masaüstü debian derken anladığım kadarıyla gnome’u kastetmişsiniz. Kde de yüksek özelleştirilebilirliğiyle ve görselliğiyle Linux camiasında gayet sevilen ve benim de kullandığım bir masaüstü ortamıdır. Windows’a benzediği doğrudur genel olarak ana gelen temasıyla ama zaten daha önceden belirttiğim gibi Pardus’la genişlemiş Windows’tan göç eden bir topluluk için idealdi ve gelişmiş yetenekleriyle benim içinde idealdir. O yüzden daha popüler KDE kullandığınız için hatalısınız demek mantıklı değil. Bakın örnek olarak OpenSuse ve Mageia. Opensuse 5. Mageia 3. sırada distrowatch’ta. Kaldı ki son bir ayın verilerine bakarsanız Mageia 2. ve neredeyse Minti geçmek üzere. Bu iki dağıtımında en çok Kde ye önem veren dağıtımlar. Evet alternatif ortamlar seçilebiliyor ama pardus’ta bunun için yavaş yavaş atılımlar yapmaya başlamıştı. Xfce kurulabiliyordu mesela. ÇOMAK projesi kesinlikle geliştirilmeden bitmiş değil Pardus öldüğü için ölmüş bir projeydi bunun ayrımını yapalım. Ben sürüm haritasının,test paketlerinin hazırlandığını hatırlıyorum. Topluluktan bazıları gnome’u port etmişti bile. Ama olgunlaşmasına zaman verilmeden proje bitirildi. Ayrıca şunu da belirtmek isterim Kde’li dağıtım olarak pardus dünya da ciddi bir alternatif olarak görüldü hep proje ölmeden önce.
        Pisi milli işletim sisteminin milli paket sistemi olmanın kesinlikle ötesine geçmiştir. Ben sadece kendi kullandığım açısından konuşacak olursam hiçbir paket sisteminin bu kadar hızlı kurulup güncellendiğini görmedim. Kaldı ki yamaya dayalı delta package sistemi sayesinde zaten kotanın büyük bir dert olduğu ülkemiz için gayet iyi de olmuştur ulusal ihtiyaçları karşılamak açısından.
        Mesela slakware en eski aktif linux dağıtımı olan bu dağıtım 64bit’i 2009’da desteklemeye başlamıştır resmi olarak. Bunu da dipnot olarak düşmek isterim.
        Şu anda kullandığım Mageia Mandriva’nın bir çatalı ve benim ihtiyacımı Ubuntu’dan daha iyi karşılıyor. Peki bu Ubuntu’nun kötü bir dağıtım olduğunu mu gösterir? Bu açıdan da Pardus’a kötü bir işletim demeniz yanlış. Bir dağıtımın iyi ve ya kötü olması amaçladığını ne kadar gerçekleştirdiğine bağlıdır. Birisi çıkıp benim dağıtımım güzel olacak bu yüzden ikon yapıyorum deyip debian ikonlarını değiştirip bunu dağıtım olarak sunarsa ve gerçekten estetikse o bir dağıtımdır ve kesinlikle başarılıdır. O açıdan pardus son kullanıcıya hitap eden ve kullanıma hazır gelmeyi amaçlayan bir dağıtım olarak işini yapmaktadır daha doğrusu son olaylara kadar yapmıştır. Kaldı ki sizin yapıştırdığınız milli işletim sistemi etiketinden başka bir şey değil etiketi haksızdır. pardus kesinlikle bundan öte olduğunu uzun süre önce kanıtlamıştır. Dünya üzerinde çeşitli yerlerdeki birçok kişi tarafından severek kullanılmıştır. Şu sıralar proje durdurulduktan sonra proje için birşeyler yapmaya çalışan sadece Anka ekibi değildir. İspanya menşelli Pardus-Life sitesi de kendi deposunu oluşturmuştur öldükten sonra. Madem sadece milli etiketine sığınmış anlamsız bir işletim sistemi eski pardus neden İspanya’da bazı kişiler böyle bir çalışma yürütmektedir. Pardus’ta paketler eskidir doğru ama sonuca bakarsak hedeflediği günlük basit işler için bilgisayar kullanana(oyun oynamak, müzik dinlemek, video seyretmek, internete girmek, ofis işlemleri) için ilk kurulanlar bile gayet yeterlidir. Geriye kalan topluluğun paketlemesine kalmaktadır.
        Ha diyeceksiniz ki bunu başka dağıtımlar yapmaktadır evet ama kaptanın özellikleriyle, pisinin hızıyla ve de belki de en iyi kde entegrasyonuyla o dağıtımlardan bariz bir şekilde ayrılmaktadır.
        Başka bir dağıtıma dayanmanın yararları ve zararları vardır. Eğer bir dağıtıma dayanırsanız zaten temel atıldığı için daha hızlı bir şekilde ürün çıkarma şansı bulabilirsiniz ama diğer açıdan bakarsak o sınırlar içinde kalmanız gerekir o zaman o işletim sisteminin yanlışlığını bir yere kadar düzeltebilirsiniz. Şunu da söyleyeyim çatallanmaya kesinlikle karşı değilim. Örnek olarak şu anda Mageia kullanıyorum ve gerçekten memnunum. Ubuntu ve onun türevi olan Linux Mint’in zaten uzun yıllar boyunca distrowatch listelerinin üst sıralarını işgal etmesi bile çatallanmaların gücünü gösterir. Ama yeri gelir bunun bile tıkandığı olur. Örnek olarak gösterebileceğim şey Slitaz dağıtımıdır. Biraz araştırırsanız ne kadar hızlı olduğunu ne kadar az kaynak tükettiğini görürsünüz. Çatallama değildir ve şu anda en az kaynak tüketen gui’li linux dağıtımıdır belkide. Arch linux kendine hastır ve yüksek özelleştirilebilirlik sözünü başarıyla yerine getirmektedir. Acaba bir debian sürümü olarak aynı şeyi yapabilecek miydi? Peki pardus debian’a geçerse amaçları için sekteye uğrama durumu olacak mı hem evet hem hayır. Hayır çünkü gerçekten güçlü bir Linux mint Kde kullanmış olacağız. Ama daha ağır basan kısmı evet çünkü pardus kendi içinde bir sistemdir (eğer yukarıda adresini verdiğim neden illaki pisi yazısını okursanız ne dediğimi anlarsınız)ve kullanıma hazır olan,amacını kaptan’la, pisiyle çok hızlı bir şekilde çok iyi bir şekilde yerine getiren bir sistemdir. Bu yüzden debiana geçmek demek bu sistemi yok etmek demektir. Pardus aynı zamanda ülkemizde yapıldığına nadiren rastlayabileceğimiz arge çalışmalarından biridir. Eğer gerçekten sonuç bir hüsran olsaydı gerçekten haklı olurdunuz ama çekirdek ekip gerçekten sadece ülkemizde değil dünyadada övgüler toplayan bir arge çalışmasıdır. diğer büyük dağıtımlarla yarışabilecek düzeydedir. Kde’yi en iyi kullanan dağıtımlardan biridir. Benim eleştirdiğim nokta daha genç(ne derseniz deyin gerçek anlamıyla pardus 2005’te gerçekten görücüye çıkmıştır), olgunlaşmaya başlamış ve işini gerçekten iyi bir şekilde yapan bir arge çalışmasının bir dağıtımın, öncelikle aslında daha yeni yeni oturmaya başlayan topluluğun yükümlülüğü olan zengin paket eksikliğinin bahane edilerek çalışan düzgün bir projenin tamamiyle çöpe atılmak istenmesidir. Bu yorumları yazmamdaki amaç ise sizin kendini bilmez bir tavırla bloğunuzda buna karşı çıkanlara en ufak bir saygı göstermeden ileri geri hakaret etmenizdir.

  7. walla fikir doğru, üslup sert ama hakedene hakettiği gibi konuşmuş arkadaş. öncelikle “milli” kavramı nedir arkadaşım. kernel ı başkası yazsın sonra sen sahiplen milli de, bu ne saçmalıktır. milli saçmalığının bitmesi açısından iyi olmuş. debian da iyi seçim olmuş, kullanıcı dostu bir dağıtımdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s