çok beğendiğim bir yazı: Açık Kaynak & Özgür Yazılım Felsefesi

Seval Ünver
01.02.2010 / Ankara

Bilmeyenler olacağı için- açıklayarak gitmek istiyorum. Özgür Yazılım Vakfının başında -bir çoğunuzun da bildiği gibi- Richard Stallman var. Kendisi aynı zamanda açık kaynak GNU işletim sisteminin de yaratıcısı. Bu GNU da UNIX’e benziyor, adının açılımını daha önce ben de hiç araştırmamıştım fakat Linus Torvalds’ın kitabında okuyunca şaşırdım. Açılımı “GNU is Not Unix” imiş. Kendi kısaltmasını içerisinde barındırıyor.

UNIX 1960’lı yıllardan kalma çok eski bir tarihe sahip. GNU ise 1980’lerde ortaya çıktı. Daha sonra Minix geldi ve insanlar onu da hemen kabullendiler. 1990’larda Linux onu izledi ve hızla büyüdü. Linux o zamanlar yaygın olan Minix kullanıcıları yavaş yavaş Linux’a göç etmeye başladı. Ayrıca piyasadaki kapalı kaynak diğer rakipler de büyüdü. Ortalık kızıştı ve 2000’lerde bu sistemlerin hepsi kendi içlerinde büyümeye & rekabete devam etti. Ayrıca Açık kaynak felsefesi yayıldı ve sevildi.

Linux’un yaratıcısı Linus Torvald’ın anlattıklarını okuyunca benim fikrim bir çok yönden değişti. Onun kendi hayat felsefesi, açık kaynak felsefesine çok yakın fakat tam olarak o değil. Kendisi bilgisayar için geliştirilen yazılımların tamamen bütün kodlarına ücretsiz erişmenin mümkün olmasını istiyor. Ayrıca bu kodlarda değişiklik yapmak, onları kendi sistemine adapte olacak şekilde uyarlamak istiyor. Fakat hiçbir ticari amaç güdmüyor. Tek istediği elindeki bilgisayar sistemini sonuna kadar bütün nimetleri ile kullanmak. Zaten bunu diğer işletim sistemleri ile yapamadığı için kendi işletim sistemini yazmaya başladı. Üniversitedeyken, daha 20’li yaşlarda iken bunları yapmış olması beni ürkürüyor. Gerçi günümüzde hangi bilgisayar-delisi, henüz çocuk yaşlarda yazılım geliştirmeye -ya da dünyayı değiştirmeye- kalkmıyor ki?

Linus o zamanlar dünyayı değiştirmek istemiyordu, ya da büyük bir proje yaratarak ondan para kazanma peşinde değildi. Üniversitede de hiçbir dersinde Linux ile ilgili bir araştırma yapmıyordu. Linux onun hobisiydi. Küçüklüğünden beri zaten bilgisayar için yazılımlar yazıyordu. Linus’un bir gün gelecek dünyayı saracak bu kadar büyük bir topluluğun öncüsü olacağından haberi yoktu.

Linus kendisi bilgisayarına işletim sistemi veya yazılımı alacağı zaman katlandığı çileyi çok iyi bildiği için lisanslardan ya da yazılıma ödenen onca paradan hiç hoşnut olmuyordu. Bu yüzden kendi yazılımını ücretsiz sundu. İnsanlardan onu kullanmalarını, denemelerini ve geridönüş bildirmelerini istedi. Böylece Linux’u geliştirmeye devam etti. Diğer insanlardan ona yardım ettikleri için para alamayacağını söylüyordu. Böylece özgür yazılımın en güzel örneklerinden biri LINUX doğmaya başlıyordu.

Linux projesi gelişip büyüdükçe onu satmak isteyenler, ondan çıkar sağlamak isteyenler çıktı. Linus onlara karşı bir mücadele vermek istemiyordu. Fakat kendi projesinin de çalınmasından hiç mutlu olmayacaktı. O zamanlar -1991’de- GNU’dan haberi bile yoktu. Kendi lisansını yazıp içine koydu. İleride bunu GNU’ya çevirdi ve bunu yaptığı için şu anda çok mutlu. Fakat GNU’nun da kendi içinde Linus’u rahatsız eden bazı sıkıntıları var. Bunlardan birazdan bahsedeceğim. Benim anlatmak istediğim Linus’un çıkarsız hayat görüşü çok güzel ve dikkate değer. Gazeteciler onu bazen “Hayırsever” olarak tanıtsalar da o yaptığı işten zevk alıyor, Linux’u eğlenerek geliştiriyor.

Özgür yazılım dediğimizde şimdi biz ne anlamalıyız? Ticari yazılımlar ne derece özgür olabilir? Linux bir ticari yazılım değil, belki de o yüzden insanlar onu çok seviyor. İşin içine ticaret -para- girince bütün insanlar için sıkıntı doğuyor.

Yurtdışında Silikon Vadisinde bir çok özgür yazılım tartışması var. Bu işin içinde büyüklerin olduğunu görebilirsiniz. IBM ve Sun’ın Linux’u serverlarda kullanmaya başlamasıyla özgür yazılım müthiş alevlendi. Linux’un güvenlik ve hızdaki başarımları insanları etkiledi. Herkes hızla linux kullanmaya başladı. Microsoft ve Apple artık işletim sistemi kavgasında Linux’u kendilerine denk görüyorlar.

Sun ve IBM hakkında çok net kararlar veremiyorum. Onların içinde lisans, ticari anlaşmalar, uyumsuzluklar, işbirlikleri gibi birsürü tartışma mevzusu dönüyor. Açık kaynak bir yazılımdan ücretsiz faydalanabilirsiniz, fakat asıl mesele teknik destek ve servistir. Ve bu tür işlerden bir çok şirket -bir sürü- para kazanıyor. Biz mühendisler ticareti pek sevmiyoruz🙂

Özgür yazılımcılar için önemli olan nedir rahatça söyleyebilirim. En güzel örnek; Linus, kendi yazılımından -Linux’dan- belki milyon dolarlar kazanmadı ama milyonlarca kullanıcı kazandı ve bu onun tabirinde “kusursuz denilecek kadar iyiydi”.

Sektöre girdiğinizde bunlardan kolayca haberdar olabiliyorsunuz. Çünkü yazılım alanında haberler internette ister istemez hemen yayılmaya başlar. Eskiden haber-mail grupları ile daha çok bilgi edinilebilir. Şimdilerde ben kendi adıma söyleyebilirim ki Pardus hakkındaki gelişmeleri genelde mail grubundan hemen öğreniyorum.

Türkiye’de -diğer ülkelerde olduğu gibi- sürekli bir açık kaynak & Özgür yazılım tartışması mevcut. Pardus projesine devletin yaptığı yatırım bir çok insan tarafından eleştirildi. Pardus, en az diğer özgür yazılımlar kadar eleştiri bombardımanına maruz kaldı. Tıpkı Linus’a diğer insanların Linux hakkında yaptıkları gibi. O da bir sürü aşamadan geçti. Hatta milyonlarca insanın beklentisini üzerinizde taşıdığınız bir sorumluluk olarak düşünün. İşte Linus’un bazı geceler uykusunu kaçıran böyle derin bir sorumluluğu vardı. İnsanların beklentilerini karşılamaya çalışıyordu. Pardus geliştiricileri de şu anda biz kullanıcılar için aynı sorumluluğu taşıyor. Her sürümde daha iyisini yapmak için uğraşıyorlar.

Yapılan işe ve emeğe saygı internette en az rastlanan olgulardan biri. Pardus projesinin Türkiye için gerçekten müthiş bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Fakat buna katılmayanlar da var elbette. Özellikle açık kaynak sisteminin ruhunu özümseyemeyenler bu konuda çok kırıcı yazışmalar yapıyorlar. Fakat çok azında gerçek teknik elemanların -geliştiricilerin- cevapları var. Geliştiriciler bütün o tartışmalardan uzak durarak harika bir iş başarıyorlar.

Devletimiz Pardus projesini başlatmaya karar verirken amaçları “en iyi ve en uygun” işletim sistemini Türkiye’ye kazandırmaktı. Bir saha araştırması sonucunda Linux’un buna uygun olduğu görüldü. Sonra Tubitak’taki geliştiriciler Linux çekirdeğini kullanarak yeni bir işletim sistemi yazabileceklerini söylediler. Neden bir Ubuntu kullanalım ki? Ya da bir Suse? Devletim neden imkanları varken gidip başka linux sürümlerini geliştirmeye o kadar emek ve para harcasındı ki? Kendi kontrolümüzde, kendi işletim sistemimizi yazmak bence harika bir karardı.

Pardus asla bir Türkçe çeviri projesi değil. Proje’nin içinde Linux üzerine bir sürü katman inşa edildi. Sadece kullanıcı arayüzü sizi yanıltabilir. Bütün sistem PISI adı verilen paketleme yöntemini kabul edecek şekilde oluşturuldu. Bu yüzden başka linux dağıtımlarının paketleri bu sistemde çalışması için önce uyumlu hale gelmeleri gerekecekti. Fakat sizin için gerekli olan bütün paketler hazırlandı ve depoya konuldu. Arkaplanda bütün işleri organize eden Çomar, ya da açılışı kontrol eden YALI, kurulum için GRUB gibi yeni bir sürü yazılım ortaya çıktı. Teknik bilgilerini Pardus gelişticileri sonuna kadar kullandılar.

Pardus kullandığım zaman “Bu insanlar bana bu hizmeti nasıl hiç bir karşılık beklemeden sunuyorlar?” diye şaşırdım. İtiraf ediyorum benim ilk Linux’um Pardus’tu. Yine de Linuxlar arasında bir ayrım yapamam, ben Linux olan her şeyi seviyorum. Ubuntu da kullanıyorum, Suse de kullanıyorum, ya da diğerlerini…

Linuxlar arasında rekabet var mı? Sadece diğer yazılımlarla kavga ettikleri yetmiyormuş gibi, insanlar bir de linuxlar arasında bir rekabet ortamı yaratmaya çalışıyorlar. Bunlar gayet normal. Ubuntu, Archlinux, Gentoo kullanan arkadaşlarımın Pardus’dan hoşlanmadıklarının farkındayım. Ben belki aşırı idealistim bu konuda ve bir insanın nasıl Pardus’u sevemeyeceğine hayretle bakıyorum.

Microsoft’un da ürünlerinden kullanıyorum. Bunda çekinilecek bir durum yok. Piyasaya hakim olmasının verdiği bir güç var onlarda. Elbette uyuşmayan fikirlerimiz her zaman olacaktır. Windows 7 ile başardıkları işi görünce ben etkilendim. Elinizde o kadar iş gücü, zaman ve nakit varken çok güzel işler çıkarmanız mümkün. Microsoft’da sevmediğim şöyle bir şey gözlemledim; “milliyetçilik” gibi akın akın microsoftçuluk yayıyorlar. Pazarı belki de bu şekilde istila ediyorlar. Bu her markanın yapmak istediği bir şey. Bu bir suçlama değil. Bu benim belki de oyuna karşı tarafın gözünden bakış açım da olabilir.

Microsoft’un ofislerinde Linus Torvalds’ın fotoğrafını dart tahtalarına astıklarını görenler varmış. Belki de şaka yapıyorlardır (umarım). Microsoft’un sadece açık kaynak ile savaşları yok, diğer büyük şirketlerle de kıyasıya bir rekabeti var. Hatta geçen gün Microsoft’ta çalışan bir arkadaşıma Google Docs şeklinde bir dosya gönderdim, bana eğer Microsoft’tan birisine bu şekilde bir dosya gönderirsem açmayacaklarını ve maili direk sileceklerini söyledi. Bu normal elbette ama basit bir maili tartışma konusu haline getirmelerine canım sıkılmıştı. Bu kadar kıyasıya rekabete girmek bana hiç doğru gelmiyor. Birlik beraberlik olsun isterdim ama bu Silikon Vadisinde, Kurtlar Vadisi yaratmak gibi bir şey olur.

Ben takım elbiselilerden belki uzak durmalıyım belki değil. Gelecek hakkındaki fikrim, kendi kurallarımla yaşamak istiyorum. Steve Jobs’un mükemmeliyetçliğini, Bill Gates’in karizmasını, Linus Torvalds’ın insaniyetini çok kıskanıyorum. Daha bir sürü örnek var.

Bilişim sektörünün içerisinde bir çok farklı yol var. Bunlardan birini seçmek bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi için çok zor bir tercih dönemi oluyor. İşte ben bu dönemden geçiyorum. Açık kaynak felsefesine aşık olmama rağmen, kendi hayalini kurduğum ve başarmak istediğim şeyler de var. İyi kod yazıp yazmadığımı bilmiyorum. Gerçekten bu işi harika yapan insanlar var. Bir bilgisayar-delisi değilim. Kendi hayallerimin peşinden gideceğim. Sadece yazılımla değil, Tasarımla da uğraşacağım. Ayrıca Özgür Yazılma desteğimi her zaman sürdüreceğim. Özgür yazılım, benim için iyi bir yazılımcının gerçekten ayak basması gereken bir alan.

Türkiye’de işler zor ilerliyor. Eğer gerçekten yazılım işinin içinde “en iyilerden” olmak istiyorsanız “Silikon Vadisi”ne gitmeniz gerekiyor. Benim hayat gayem her zaman yaptığım işte en iyisi olmaya çalışmak. Fark yaratmak.

Herkes Pardus’a aşık olduğumu düşünüyor. Ever olabilir🙂 Fakat bu Ubuntu’ya, diğer yazılımlara, en kötüsü Microsoft’a, Google’a, IBM’e ya da Sun’a karşıyım demek değildir. Öğrenciyken bütün bu sistemlere açık olmam ve elimden geldiğince hepsini incelemem gerekiyor. Hepsinden öğrenecek bir sürü şeyim var. Bunlar kariyerimi belki de belirleyecek adımlar olacak.

Teknolojinin ne kadar hızlı ilerlediğini biliyorsunuz. Belki bu yıl başka yazılımlar da ortaya çıkacak. Belki siz bir anda rakip şirketten harika bir teklif alacak ve orda çalışmaya başlayacaksınız. Hayatta her şey mümkün. Fanatiklikten uzak durun ama hayat felsefenizi asla kaybetmeyin. Her zaman verdiğim en güzel örnek var, şimdi onu biraz değiştirmek istiyorum; Linux bir takım oyunudur, fakat hayat da öyle…

Kaynak: Yukarıda anlattıklarım okuduğum, duyduğum ve gördüğüm şeylerden derlemedir. Açıkcası direk bir kaynak sunamayacağım. Sanırım iki kaynak var; biri hafızamdakiler, diğeri belki de bu gece bana gelen ilham perisi.
by Seval Ünver

kaynak: özgürlük için
http://sevalunver.blogspot.com/search/label/ozgurlukicin

2 thoughts on “çok beğendiğim bir yazı: Açık Kaynak & Özgür Yazılım Felsefesi

  1. Ben bu yazıyı sonradan kaldırmıştım🙂 Yine de burda okumak hoşuma gitti. Eski yazılarımın çoğunu internetten kaldırdım. 3 yılda ne kadar çok değişmiş fikirlerim. Yine de hala özgür yazılımı destekliyorum. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s